06th Sep 2008

Takıldıklarım

  • Dün Beril’le P.anora’ya gittik. Dışarıda park yeri ararken, girişte sağ tarafta bir yer bulduk. Tam park edecektik ki görevli burası ücretli dedi. Anlamadığım bu alışveriş merkezlerinde ücretli otopark yasak değil mi? Bir şekilde yasak değil (!) diyelim, parkın ücretli olduğu alan girişteki ufacık bir cep, o cebin bitişine koyarsanız ücretsiz, keza o cebin tam karşısına koyarsanız ücretsiz. Bunun mantığını anlayamadığım gibi kimler bu ücretli harika cebi kullanıyor merak ettim.

  • Malumunuz Ankara’da sular berbat, el mahkum yemek için bile damacana su kullanıyoruz. Bu gidişle yıkanmak için dahi kullanacağız. Musluklardan akan su bariz sarı, pis kokulu, toprak tadında… Belediye başkanınında konuyla ilgili çalışmaları, yorumları, her halinden temiz su olduğu anlaşılan bardak bardak içtiği sular ortada. ( Buyursun gelsin, bizim evdeki suyu içsin. ) Peki bunun yanına en iyi gidecek olay ne ??? Damacana suya zırt pırt gelen zamlar… E.rik.li su damacana Ankara’da bugün itibariyle 7.80 YTL. Yapılan zam 1 YTL… Haftada en az iki damacana su kullanıyoruz, düzenli yemek yaparsam bu miktar dört damacanayı buluyor. Artık kesinlikle E.rik.li almayı düşünmüyorum, bir senede 3-4 kez zam yaptılar, ilk aldığımızda ya 5,70 YTL’yi ya da 6,20 YTL… Bir senede yüzde kaç yüz zamlanmış bu su ??? Uygun fiyatlı, güvenilebilir bir su firması arıyorum. Tavsiyelerinize açığım.

Posted by Zeynep under Kişisel Tarih | 4 Comments »

05th Sep 2008

Konuşmalar

Beril bugünlerde hayatı çok sorguluyor, çok soru soruyor ve içindeki boşlukları dolduruyor. Sanki bir dönemeçte, sonrası için aklıma ne koyarsam kardır diyor. Hal böyle olunca bizede uzun uzun konuşmak düşüyor.

Posted by Zeynep under Kişisel Tarih | 2 Comments »

03rd Sep 2008

Eylül

Aylardır evimizde eş, dost ve akraba bereketi yaşanıyor. Üç aydır hayatımdaki sosyal yoğunluktan şikayet etmeyeceğim desem bile gelen, giden, kalan, kalmayan derken yorulduğumu fark ettim. Şimdi hayat yavaş yavaş eski sakinliğine dönüyor. 

Eylül ayı ramazanın hikmetinden mi bilinmez serinliğiyle geldi. Akşamları esintiden ürpermeye başladık. Yazın bitmesine içim buruk tanıklık ediyorum. Tamam sıcaktı çok bunalttı kabul ediyorum; ama aylarca pencerelerin devamlı açık olabildiği başka hangi mevsim var ??? 

Bu sene mevsim geçişini kaçırmadığıma, bir anda kışın geldiğini fark etmediğime seviniyorum. Bir yandan da zamanın nasıl bu kadar hızlı aktığına hala hayret ediyorum. 
-
* Hazır sonbahardan bahsetmişken; bir tanıdığımın, sözleri bambaşka şeyler anlatsa bile dinlerken kendimi sararmış yapraklar arasında yürüyormuş gibi hissediyorum dediği parçayı paylaşayım. Okuyorsa umarım dinlerken tebessüm eder. Sizde dinlemek için tıklayınız.

Posted by Zeynep under Gündelik Hayat Acemisi | 2 Comments »

29th Aug 2008

*

 

Sabah uyanayım, güneş evin içine doğru süzülmeye başlasın. Ben sessiz evin içinde dolaşayım. Günün koşuşturması başlamadan kendimle birazcık zaman geçireyim. Gece olsun, evin sessizliği içime dolsun… Günü sessizce karşılayıp, geceyi sessizce uğurlayım.

 

Posted by Zeynep under Gündelik Hayat Acemisi | 6 Comments »

  • Arama

  • Error in my_thread_global_end(): 1 threads didn't exit