Archive for the 'Gündelik Hayat Acemisi' Category

12th Jul 2009

Şişmanlar ne yapsın ???

Bir hafta sonra Ceca’nın kız kardeşinin düğünü var. Haliyle bir kıyafet almak gerekli, ne abiye olsun ne de sade olsun yeter ki bedenime uygun olsun tarzında bir elbise arıyorum. Yok, yok, yok !!! Son iki senede bünyeme 35 kilo kattım. Tostoparlağım 44+’nın +’sıyım… Halimle barışığım, kilo milo vermek istemiyorum. AMA gelin görün ki şu şık bir kıyafet bulamama durumu sinirimi bozuyor. Sanırsın sadece 38 bedenler şık giyinebilir, sanırsın şişmanlar hep yaşlı insanlar. Kıyafetler bu kadar mı biçimsiz, anneanne işi olur ? Bu kadar mı zevkten yoksun stilistler ??? Birkaç büyük beden mağazasına gittim. E.vans kapanmış, benim gibi “Aaaa ne güzel yaşıma, başıma uygun şeyler var.” diye müdavimiyseniz artık yok. TR piyasasından birkaç markayla birlikte çekilmişler. 30 Haziran’da tüm mağazaları kapanmış. E.kol’de hafif abiyemsilerde ( ne demekse bu şimdi ) çeşit kalmamış, gelmezmiş. Hoş bana hiç gelmemiş gibi geldi. Büyük beden elbiseler ise babaanne işi… Se.çil’de şık bir elbise yok. Etek – ceket, pantalon – ceket, model desen bahtına. M.&S’da büyük indirim nedeni ile  birşey kalmamış. Kalanlara şöyle bir baktım. Bir tanesi hariç sıradandı, kalan beden 38′di. Fa.ik S.ö..nmez’de ise iki tane elbisemsi vardı. Tarzı için ne abiye, ne gündelik diyebilirim, saten ve keten karışımı acayip birşeydi ve asıl bomba askıları teğellenmişti. Fiyatını söylemeyim bile, hem o kadar para vereceğim, hem teğelli askılar ile dolaşacağım. Bu nedenlerle kös kös eve döndüm.

Hafta içi birkaç mağazaya daha bakacağım, buldum, buldum. Bulamadım düğüne çıplak katılacağım.

Posted in Gündelik Hayat Acemisi | 12 Comments »

02nd Jul 2009

Enayi gibi hissetmek…

Hayatınızın bir döneminde enayi gibi hissetmişsinizdir değil mi? Benim gibi iyi niyetli, ince düşünceliyseniz; daha sık kendinizi enayi gibi hissedersiniz. Ben bugünlerde enayiliğin doruğunda dolaşıyorum. Kafamı taştan taşa vurasım, aptalsın sen diye aynanın karşısında haykırasım var.

Bundan sonra kimse benden eski halimi beklemesin. Bencil olacağım, kimsenin ihtiyacı için kendimi maddi, manevi parçalamayacağım. Salağım ben salak !!!

Posted in Gündelik Hayat Acemisi | 5 Comments »

30th Dec 2008

Vicdan

Üstbenliğim benliğimi cezalandırıyor; vicdan azabı çekiyorum…

Posted in Gündelik Hayat Acemisi | 1 Comment »

02nd Dec 2008

Durum Raporu

Yaklaşık 17:10 suraları. Bilgisayarın başında maillere yanıt vermeye çalışırken gözyaşlarını tutmaya başlayan ben. Tam o sırada yanımdan geçen Ceca’nın ne oldu civcivim sorusu… Yok birşey grip olmaya başladım ya ondan diyen ben.

Baktım olacak gibi değil, attım kendimi odaya bu sırada koridorda Ceca ile karşılaştık. Ne oldu diye soruyor endişeli. O an ona cevap versem böğürerek ağlamaya başlayacağım, çekil çekil diye işaret ediyorum. Daha fazla endişeleniyor. Kendimi odaya attıp, hıçkırarak ağlamaya başlıyorum. İçimden durmadan çok şükür, çok şükür halime, Allah’ım affet, Allah’ım affet diyorum. Ceca bekliyor yanı başımda. Çok yoruldum diyorum, çok yoruldum Cecam… devamlı hasta olmaktan, hastalanmaktan. Kalbim bitse belim, belim bitse dizim, dizim bitse gribim, gribim bitse başka birşey başlıyor. Hastayım devamlı hastayım, çok şükür halime, Allah affetsin. Ne hastalıkları olanlar var, benim gribim, elim, belim ne ki diyorum. Üstüste olunca böyle oluyor işte, bir toparlayamadım kendimi iki seneye yakındır böyle. Artık bitti iyiyim diyorum, ama birşey çıkıyor. Üstelik yaşım kaç?

Bunları söylerken bir yandan içimde müthiş bir suçluluk duygusu hissediyorum. Benden daha ciddi hastalıkları olanlara, hastanede çaresizce yatanlara haksızlık ettiğimi düşünüyor, utanıyorum. Çok utanıyorum. Gözyaşlarımı durdurmaya çalışırken Ceca’nın çaresiz bakışları ile gözgöze gelip sende sıkıldın benden değil mi? yanında devamlı hasta bir kadın, hangi erkek ister diyorum. Yok, ben senin için üzülüyorum diyor. Birde üstüne ağlayan bir kadın…

Bir ruh halinden diğerine sürükleniyorum. Hastalıklar, hastaneler, doktorlar, testler hepsi gözümün önünden geçiyor. Hastanede gördüğüm insanlar, çocuklar, yaşlılar… çok utanıyorum, hepsinden çok utanıyorum. Buna hakkım yokmuş gibi geliyor. Ama ne bileyim işte ağlamak sanki iyi geliyor. Meğer ne çok dert ediyormuşum kendime bu durumu. Kronik rahatsızlığı olan hastalarda psikolojik dalgalanmalar görülebiliyor. Sanırım o dalgalanmalardan birini yaşıyorum.

2008 yılı biterken tüm sağlık sorunlarının bitmesini diliyorum. Ütopik bile olsa hastaların duası kabul olurmuş lafına sığınıyorum.

Posted in Gündelik Hayat Acemisi | 13 Comments »

03rd Sep 2008

Eylül

Aylardır evimizde eş, dost ve akraba bereketi yaşanıyor. Üç aydır hayatımdaki sosyal yoğunluktan şikayet etmeyeceğim desem bile gelen, giden, kalan, kalmayan derken yorulduğumu fark ettim. Şimdi hayat yavaş yavaş eski sakinliğine dönüyor. 

Eylül ayı ramazanın hikmetinden mi bilinmez serinliğiyle geldi. Akşamları esintiden ürpermeye başladık. Yazın bitmesine içim buruk tanıklık ediyorum. Tamam sıcaktı çok bunalttı kabul ediyorum; ama aylarca pencerelerin devamlı açık olabildiği başka hangi mevsim var ??? 

Bu sene mevsim geçişini kaçırmadığıma, bir anda kışın geldiğini fark etmediğime seviniyorum. Bir yandan da zamanın nasıl bu kadar hızlı aktığına hala hayret ediyorum. 
-
* Hazır sonbahardan bahsetmişken; bir tanıdığımın, sözleri bambaşka şeyler anlatsa bile dinlerken kendimi sararmış yapraklar arasında yürüyormuş gibi hissediyorum dediği parçayı paylaşayım. Okuyorsa umarım dinlerken tebessüm eder. Sizde dinlemek için tıklayınız.

Posted in Gündelik Hayat Acemisi | 2 Comments »

29th Aug 2008

*

 

Sabah uyanayım, güneş evin içine doğru süzülmeye başlasın. Ben sessiz evin içinde dolaşayım. Günün koşuşturması başlamadan kendimle birazcık zaman geçireyim. Gece olsun, evin sessizliği içime dolsun… Günü sessizce karşılayıp, geceyi sessizce uğurlayım.

 

Posted in Gündelik Hayat Acemisi | 6 Comments »

  • Arama

  • Destek