Archive for November, 2007

29th Nov 2007

Bugünlerde okuduklarım 2

Kasım ayı bitmeden yeni kitaplarıma kavuştum. Geçen seferden kalan iki kitapla yine başucumdaki yerlerini aldılar. Şimdilik Kuyucaklı Yusuf ve Yaratma Cesaretine başlayabildim. Bulantı hece hece okunacağından bitmesi uzun sürecek gibi.

Birde bu kitaplara Elif Şafak’ın Siyah Süt’ü eklenecek ki Aralık ayı harika geçecek :)

Posted in Başucu Kitapları | 6 Comments »

28th Nov 2007

Bıdıklar

Rıfkı ve Luna grip oldular. Ara sıra hapşurup, sümüklü şekilde dolaşıyorlar. Bende şurup vitamin ve serum fizyolojikle peşlerinde dolanıyorum. Sesleri kısılmadı, ateşleri yok, neşeleri fena değil; şımarıklıkları had safhada :) Luna vitamini içmemek için direnip, zıp zıp zıplarken en sonunda bacaklarımınla sıkıştırmak zorunda kaldım. Rıfkı serum fizyolojikten nefret etti, burnunun silinmesinden hoşlanmıyor.

Kediler uyumlu ve güçlü canlılar olduklarından griple yaşamaya ayak uydurdular. Fark ettiler ki grip olmak 7/24 ilgi odağı olmak demek, bunu sonuna kadar kullanıyorlar :)

Posted in Pati İzleri | 5 Comments »

24th Nov 2007

Kesinti

Ankara’da sık sık elektrikler kesiliyor, bende her seferinde “Yaşasın!!!” nidaları içinde mumları yakıyorum. En sevdiğim kısım ise koridoru mumlarla donatmak. Dün Ankara genelinde uzun bir kesinti olunca mumları yaktım ve fırsat bu fırsat makinanın tüm ayarlarını deneyim dedim. En çok hızlı gece çekiminde makinayı hareket ettirince çıkan şekilleri sevdim. Yılmak yok, çekimlerim devam edecek :)

Posted in Kişisel Tarih | 2 Comments »

22nd Nov 2007

Kısa Kısa Kitap Yorumları

Olasılıksız; kitabını severek okudum. Kitap kalın olmasına rağmen bölümler kısa ve anlatım akıcı olduğundan okuması rahattı. İçinde yer alan olasılık ve kuantum fiziği açıklamaları anlaşılırdı. Ancak kitapta Hollywood filmlerinden çıkma aksiyon betimlemeler var. Bu kitabın filmi nasıl çekilir, çekilirse nasıl olur hepsi gözünüzün önünde canlanıyor. Yazarın amacının kitabın filminin çekilmesi olduğu düşünülebilir :) Determinizm‘i en iyi açıklayan kitaplardan, bu konu son zamanlarda oldukça popüler, eğer sizde bu akım hakkında bilgi sahibi olmak, bu sırada terimlerle boğuşmayım, macera içinde öğreneyim diyorsanız bu kitap sizin için biçilmiş kaftan. Benim determinizmle ilgim olmaz derseniz de maceradan maceraya koşmak ve şaşırtıcı bir son için okuyabilirsiniz.

Ve Birden Mucit Oraya Çıkıverdi TRIZ – Bu kitap teknik problemleri çözmede yaratıcılığınızı etkiliyecek bir kitap. Kitapta yer alan örnekler, basitten zora doğru gidiyor. Kitaba göre yaratıcı fikir için bilgiye ihtiyaç duyulur; ancak bilgi seviyesi arttıkça yaratıcılık körelir. Bu kitapla ise bellirli teknikleri ve bilgileri kullanarak yaratıcılık seviyesi üst düzeye taşınabilir. Ancak ortaokuldaki fen bilgisi ve lisedeki fizik, kimya derslerinizi hatırlamanız problemlerin çözümünü bilmeniz ve çözümü anlamanız için gerekli.

Duyulmayan Anlam Çığlığı, ne yazık ki baskıda bazı sayfaların basılmaması sonucu hevesimi kursağımda bırakmıştır. İlk kez başıma böyle bir durum geldiğinden şaşırdım kaldım. Bu kitabım basımı artık yapılmadığından ve bende bu kitabı zorlukla bulduğumdan ne yapacağımı bilemiyorum :(

Kürk Mantolu Madonna, en güzel aşk romanlarından demek kitaba haksızlık olur. Kitap bir aşk etrafında dönse bile yazarın eşsiz üslubu ile yaşama dair tespitleri ve çıkarımları kusursuz. ( Yukarıdaki resimde işaretli örneği görebilirsiniz. ) Satır aralarında yer alan, içinizi acıtan duygular, bende böyle düşünüyorumlar var ki, tekrar tekrar okumak, okurken not almak istiyorsunuz. Raif Efendi ve Maria Puder aklınızdan çıkmayacak.

Posted in Başucu Kitapları | 3 Comments »

19th Nov 2007

Elma Reçeli

 

Rumi Dedem, Amasya’da kilolarca elmayı ben seviyorum diye getirince evde bir elma patlaması yaşandı. Mutfaktaki meyve kasemiz sırf elma dolu, ben mutfağa gidip geldikçe elmaları alıp biri bana biri Ceca’ya diyerek tüketmeye çalışıyoruz. Sağolsun Cecam, “kadehinde zehir olsa ben içerim bana getir” şeklinde sorgusuz sualsiz yiyor elmaları;  ama içimiz dışımız elma oldu. Elma yanaklı olduk bu süre içerisinde :)

Bende bu kadar elmayla ne yapılır, ne yapılır diye düşünürken, reçel olmaz mı bunlardan dedim. İnternette ufak bir araştırma sonrası aşağı yukarı kendimce bir oranda yaptım reçelleri. Yalnız reçel olurken Lost dizisinin derinliklerine gömülünce neredeyse reçel yakan ilk kişi olarak literatüre geçecektim :D Bu yüzden reçeller, reçel ile marmelat arası gidip geliyor. Lezzeti ise mükemmel. Şimdi aranızda reçel pişerken köpürür o köpükleri almadın mı diyen olursa sevgili Miss Çilek‘ten öğrendiğim azıcık tereyağı ekleme yöntemini uyguladım, köpürmedi :)

Benim ordan burdan derlediğim tarif ise şöyle,

1 kilo elma
1 çubuk tarçın
3 tane karanfil
Yarım su bardağından biraz fazla su
1,5 bardak şeker
1 çay kaşığı tereyağ
½ sıkılmış limon

Suyu, tarçını, karanfili ekleyip biraz kaynatın. Küp küp kestiğiniz elmaları ve şekeri ekleyin. Bu aşamada tereyağını ekleyin köpürmesin, başında beklemek zorunda kalmayın; ama benim gibi de diziye dalmayın :) Elmalar şeffaflaşıp, biraz suyunu çekip reçel kıvamına gelince limonu ekleyin ve 2-3 dk. kaynatın. Kavanozlara doldurup soğumaya bırakın.

Ben reçele limonu ekleyip 1 dk. kaynatabildim ve elmaları fazla ezmemek için çok karıştırmadım. Hemen kavanoza doldurdum. Yinede fazla pişmekten elmalar şeklini kaybetmişti.

Pişerken eve yayılan elma, tarçın ve karanfil ne kadar huzur verici ve sıcacık bir koku. Benim gibi reçeli unutursanız üzülmeyin, tartlarda, kurabiyelerde harika olur. En kısa zamanda bunları da yapacağım. Hatta yılbaşı hediyesi olarak pişerken unutmamak üzere tekrar elma reçeli yapıp sevdiklerime armağan edeceğim, varın siz tahmin edin evdeki elma rezervini :)

Posted in Yedik Bitti | 11 Comments »

17th Nov 2007

Elit ile buluşma

 

Elitciğim Ankara’ya geldiğini ve buluşmak istediğini söylediğinde heyecanlandım. Uzun zamandır yüzyüze tanışmak istediğim biri ile  görüşecek olmanın verdiği heyecan ile sabah olmasını bekledim. Sabah neşeyle yataktan çıktım, hemen hazırlanmaya başladım. Saçımın düzelttim, makyajımı yaptım. Efendim ben normalde pek makyaj yapmam, saçıma başıma pek özenmem, en büyük şahidim Beril’dir. Ama söz konusu heyecanla beklenen bir buluşma olunca süslenmeden yapamazdım.

Gima’nın önünde buluşacaktık, ben kendimi iki kelime ile özetlemiştim. “Kırmızıya çalan kızıl saçlı ve tombiş birini görürsen o benim” diye… Elitte siyah saçlı ve beyaz paltolu olarak tarif etti kendini. Gima’nın önüne geldiğimde ne göreyim 3 kişi var tarif ettiği gibi :)  Birkaç saniye bakındım etrafıma beni hangisi fark edecek diye, baktım 3 kişiden hiçbiri fark etmedi beni. Bende Şahika’dan hallice bir tavır ile saçlarımı savurarak aldım elime telefonu arıyorum Elit’i. Bu sırada yandan yandan etrafı süzerek telefonu çalan birini arıyorum :) Tam da saçlarımı ikinci savuruşumda  arkamdan biri geldi, aaaa Elit dedim. Sarıldık, kaynaştık o dakika ve bana ilk sözleri tam tahmin ettiğim gibisin gayet güzel ve havalı dedi. Sanırım Şahika misali saçlarımı savuruşumu fark etti ve ilk izlemi oradan edindi :D Mahçup bir halde şeeey ben her zaman böyle değilim, makyaj yapmam yani hani seninle buluşacağım diye özendim biraz kendime kem  küm dedim… Bu arada hemen belirteyim Elit bu zamana kadar gördüğüm en içten ve güzel gülümseyişe sahip biri. Ben kocaman gülümsemesine ve gülerken gözlerinin içinin ışıldamasına hayran kaldım. Ne kadar içten biri diye geçirdim içimden… Ankara’lı olup Kızılay’da gidilecek mekan bilmeyen ben Elit’in önerisi ile ( dikkatinizi çekerim Elit Ankara’ya ara sıra gelen bir misafir ) Mado’ya oturduk.

Neler konuştuk neler, birbirimize o kadar çok şey anlattık ki zamanın nasıl geçtiğini anlamadım. Kahvelerimizi içerken aklıma resim çekmek geldi, neyseki unutmamışım makinayı. Resimleri çekerken sitelerinde harika fotolar yayınlayan blog sahiplerine ne kadar imrendiğimden bahsettim. Efendim benim resimlerimden anlaşılacağı üzere, pozlama, kadraj, flash, netlik vs. hak getire :)

Kahve içip fal bakmadan olmazdı, hadi dedim kapat fincanını… Kahvelerin soğumasını heyecanla bekledik;

ve kendisi gibi pırıl pırıl bir fal çıktı Elitciğime…

Posted in Gündelik Hayat Acemisi, Kişisel Tarih | 4 Comments »

  • Arama

  • Destek