Archive for December, 2007

27th Dec 2007

2007

Hepinizin yeni yılı kutlu olsun :)  

 

Posted in Kişisel Tarih | 4 Comments »

24th Dec 2007

Bayramın getirdikleri

Bayramın nasıl geçtiği hakkında tek bir yorumum olabilir; SIKICI !!! Evet, hayatımda ilk kez oldukça sıkıcı bir bayram geçirdim. İlk gün geleneksel aile buluşmamızı, yemekleri mideye indirmemizi gerçekleştirdikten sonraki günler sıkılmaktan başka birşey yapmadım. 

Bayramın ikinci günü Beril’le dışarı çıktık. Evde kalsaydım uyumak dışında yapacak birşey bulamayıp, uyu uyan, uyu uyan döngüsüne girmeme ramak kalmıştı… Biraz alışveriş yaptık, en son eve dönerken yaptığımız market alışverişinde abur cuburlara verdiğimiz para içimizi acıttı. Ne aldık, hiç birşey !!! Hani zam yoktu, hani enflasyon canavar olmaktan çıkmıştı, hani durumlar iyiydi. Durum iyi olsa abur cubur dediğimiz şeyler toplamda o rakamı bulur mu???? İnsanın abur cubura verdiği para içini acıtır mı ya??? Zaruri ihtiyaçlar el yakıyor, geri kalanlar 2-3 senedir aynı fiyatta…

Bu senenin giyim modası ise vitrinlerden gördüğüm kadarıyla korkunç !!! Kumaşların basmadan bozma olmasını geçtim, dikişler dikiş değil.

Nevresim takımları desenleri ise tarifsiz, ortancaların arasından fırlayan deve tabanları mı, iğrenç sarılar mı dersiniz hepsi mevcuttu. Bizde Beril’le karar verdik mefruşat kursuna gideceğiz. Okuyunca komik geliyor değil mi? Bizede çok komik geldi, biraz araştırdık. Kurdela nakışı, pano yapımı kısmını almayalım; ama dikiş makinası kullanımını öğrenelim :) Hemen Singer’i araştırdık. Bilgisayarlı akıllı bir makina var; ama fiyatı 2. el araba aldırır, kalsın dedik. Anneannemde eski bir Singer var, ona göz diktim :)  Dikiş makinası kullanımı dışında; ben Beril’e örgüyü, Beril bana danteli öğretecek :) Beril’i bilmem ama ben ciddiyim bu konuda :D

Bunların dışında biraz yılbaşı moduna gireyim diye Berilim bana yılbaşı hediyesi aldı :D

Eve gelir gelmez denedim, bu sıralarda far almak isterseniz Bourjois’in 3′lü farlarına bakmayı ihmal etmeyin.

Kaşımı boyamayı unutmuşum idare edin artık :) Allah’ım duyanda devamlı kaşımı, gözümü boyuyorum zannedecek :D

Posted in Gündelik Hayat Acemisi, Kişisel Tarih, Ruj Lekesi | 9 Comments »

17th Dec 2007

15 Aralık

15 Aralık günü, yukarıda bir yerlerde sözleştiğimize inandığımız Berilim’in doğum günüydü. Mönüyü doğum günü çocuğunun en sevdiklerinden oluşturduk :)

Beril, rakıyı buz gibi severim diyip derin dondurucuya attığı rakıyı biraz fazla tutunca ışıl ışıl bir rakımız oldu. Beril, bak rakı doğum gününü kutluyor :)

İyi ki doğdun Berilim, daha nice yaşlara…

Posted in Kişisel Tarih, Yedik Bitti | 11 Comments »

13th Dec 2007

Bugün günlerden Cuma değilmiş…

Sabah büyük bir heyecanla uyadım, yaşasın hafta bitiyor nidaları ile içimi kaplayan tarifsiz sevinci anlatamam. Ne yazık ki bu sevinç kısa sürdü, mailleri kontrol etmemle birlikte daha Çarşamba günü olduğu gerçeği yüzüme tokat gibi çarptı :( Oysa hayatım boyunca haftasonu olmasını hiç bu kadar çok istememiştim.

Dün Beril bize geldi, bu sıralar kendisi kısıra taktığından bize geldiği zamanki aktivitemiz kısır yapmak… Bu sefer malzemeleri kesme işini ben üstlendim. Beril; kısırı biraz çiğneyelim çok minik yapma dese bile yedikten sonra işin sırrı buymuş demek ki dedi. Sanırım Beril bizim evde kısır pratiği yapıp kendi evinde birinin gözüne girmeye çalışacak :) Beril kimyonu unutma ;)

O kadar acıkmıştık ki, Beril hemen yemeye başlayıp tabağını bozdu ben kendi tabağımın resmini bile zor çektim :)

Bir süredir yemekleri yakmak, tuzunu fazla koymak, ayarını tutturamamak gibi sorunlar yaşıyordum. Kısır bu kadar güzel olunca kendime bir güven geldi ki sormayın :D

Posted in Yedik Bitti | 11 Comments »

07th Dec 2007

Yorumsuz

Güne çikolata yiyerek başladım.

Dün iki saatlik uyku ile 12 saat koşturma halinde ayaktaydım. Baş dönmem, dengesizliğim tavan yaptı; ama ayakta kalmak zorundaydım. Kimsenin sahip çıkmaya çabalamadığı birine sahip çıkmak çok zormuş onu anladım. Doktorlar anne, babasını isterken o anne babanın gelmek istemediğini söylemek çok acıymış. Siz nesi oluyorsunuz dediklerinde dış kapının mandalı olmak çok zormuş.

Hasta yatağında yarıbaygın gözleri ile anne babasını arayan bir kişiye, annen yoldaki kardan gelemiyormuş, yollar açılsın hemen gelecekmiş, babansa çok hastaymış ama iki güne gelecekmiş diye yalan söylemek ve bu sırada boğazına oturan yumruğu belli etmemeye çabalamak iyi bir rol yeteneği olmasını gerektiyormuş. O sırada dünyada benden iyi oyuncu yokmuş.

Hayat beni o kadar çok şaşırtıyor ki,  gözlerimi faltaşı gibi açmış olan biteni anlayamıyorum.

Posted in Gündelik Hayat Acemisi | Comments Off

03rd Dec 2007

 

Bugün facebooka eklemek için fotoğraf albümlerine baktım. Ne kadar güzelmişim bir zamanlar. Kendime yaşlı diyecek bir yaşta değilim, o kadar haksızlık etmeyim; ama şimdi yüzüm çok yorgun gözüküyor. Işıltısı, pürüzsüzlüğü tüm güzelliği kaybolmuş.

Aynaya baktım. Gözaltlarımda oluşmaya başlayan koyuluk neyin habercisi olabilir ya da alnımda kendini belli eden kırışıklar… Cildim o kadar yorgun gözüküyor ki, ne bir ışıltı kalmış ne pürüzsüzlük. Sıkıntıdan bol bol sivilce çıkartıyorum şimdilerde. Gözlerimin feri sönmüş, donuk gözlerle bakıyorum aynaya, gülümsemeye çalışınca yapmacık gülümsemem kendini belli ediyor hemen.

Demek doğruymuş dedikleri, insanın içi yüzüne yansıyormuş.

Haftasonunda mikrodalga fırında çeşitli denemeler yaptım. İlki mısır haşlamaktı, internetten bulduğum birkaç öneri ile mısırları haşlamak için ağzına kadar su doldurduğum borcamda tarif edildiği gibi 15 dk. pişmeye bıraktım. Pişmemişti, sonraları 5 dk. daha 3 dk. hadi son kez bir 5 dk. daha derken mısırlar yumuşacık oldu; ama sorun şu ki tadı pişmemiş gibiydi.

Sonra Devletşah‘ın verdiği mikrodalgada browni tarifini denedim. Ben orta boy borcamda 5,5 dk.da pişirdim, daha fazlası keki kuruttuğu gibi içini yakmaya başladı. Minik sufle kalıplarında da denedim, Le cruset sufle kaplarının mikrodalgada kullanılabileceği söylense de inanmayın, 2 dk. mikrodalgada kalan bu kalıplar birer ateş parçasına dönüştüler, üstelik kekin dibinin yanmasına sebep oldular :) Oysa mikrodalgaya uygun kalıplar ısınmazlar. Diğer bir denemem ekmek ısıtmak üzerineydi, ancak ekmek öyle bir yandı ki çıkan dumandan yangın çıktı diye düşünebilirdiniz. Kısacası mikrodalgayı kullanmaya alışmak zaman alıcı, başka neler yapılabilir denemeye devam edeceğim :) Ancak Ceca’ya kalsa yanan ekmek olayından sonra mikrodalga kullanmam yasaklanmalı :)

Posted in Gündelik Hayat Acemisi | 4 Comments »

  • Arama

  • Destek