Archive for July, 2008

27th Jul 2008

Bu senenin en şaşırtıcı sürprizini Ece Hanım ve Magissa yaptı. Tüm gün aklıma geldikçe tebessüm etmeme ve mutlu olmama neden oldu. Mumu üflerken sizin içinde sağlık, mutluluk, bol para, hayallerdeki gibi bir ev, bahçede faytondan uyarlanmış bir hobi alanı ve sevimli bir köpek diledim. Nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum, tüm güzellikler, mutluluklar sizinle olsun…

Posted in Kişisel Tarih | 10 Comments »

26th Jul 2008

Geçmişten Bugüne…

Beril’le birlikte durmadan gezip tozduğumuz bir dönemde gitmekten en çok keyif aldığımız yerlerin başında “Cafemiz”vardı. Sonradan dekorasyonunu değiştirip, “wedding” havasına bürünüp bizi küstürdüler. O zamandan beridir şöyle aklımıza esip hadi gidelim diyebileceğimiz bir mekan düne kadar bulamamıştık.

Dün kendimizi yollara vurduk, Beril uzun zamandır bizim oraya Big Chefs açılmış diyip duruyordu. Önünden geçerken göstermek istedi, bende hadi gidelim dedim.

Dekorasyonu çok hoşumuza gitti. Menüyü uzun uzun inceleyip deniz mahsülleri ve kırmızı etten oluşan bir seçim yapmaya karar verdik. Kendi adıma evde yapıp yiyebileceğim bir yemeği dışarıda yemekten keyif almıyorum.

Deniz ürünleri salatası tek kişi için fazlasıyla büyük, bu zamana kadar dışarıda yediğimiz deniz mahsüllü salataların içinde en çok malzeme olanı… Kalamarı kızarmış seven ben bu salatanın içindeki kalamara bayıldım. Yumuşacık ve çok lezzetliydi.


Menüdeki bu seçimde tereddütüm tatlı ekşi sostu. Ben tatlı ekşi sosları sevmediğimden tüketemedim, ama zaten karidesler başlı başına çok lezzetliydi.


New York usulu biftek. Biftekte en büyük tereddütüm az pişmiş olmasıdır, bu ise tam kararında pişmiş ve çok lezzetliydi. Bu seçimde tek kişi için çok fazla ama derseniz ki ben bir oturuşta 450 gr. eti gözü kapalı yerim, eee afiyet olsun derim. :)


Özel sıcak çikolatalı tatlı… Sufle gibi olduğunu düşünmüştüm, daha güzel olduğuna karar verdim :)


Bir çay sunumu ancak bu kadar yaratıcı olabilir.

BigChefs sunumuyla, menüsüyle ve lezzeti ile bizi bizden aldı. Gideceklere iki tavsiye; tek kişilik porsiyonlar çok büyük, tek kişilik porsiyona iki kişi rahat doyarsınız ve mutlaka çay için…

* Mekanın yaratıcısı Cafemiz’in yaratıcısı G.amze C.izreli… Kendisinin bu iş için yaratıldığına bir kez daha inandım.

Posted in Yedik Bitti | 5 Comments »

23rd Jul 2008

Güle Güle

Posted in Kişisel Tarih | 2 Comments »

22nd Jul 2008

Sahneler

Ayarlayabilirsem filmlerin en sevdiğim sahnelerini buraya koymayı düşünüyorum. Amelie Poulain başlı başına sevdiğim bir film, ancak bu sahnesinin yeri farklı…* Altta bölümün çevirisini bulabilirsiniz…

…………………………………………………………

Dış ses :)

Amelie birden kendini muhteşem
bir armoninin içinde hissetti.

Her şey mükemmeldi. Işığın yumuşaklığı,
havadaki hafif koku ve şehrin sakinliği.

Derin bir nefes aldı ve dünya ona
o kadar basit ve net göründü ki…

…bir anda onu insanlığa karşı büyük bir
sevgi ve yardım etme duygusu kapladı.

Amelie

Gelin size yardım edeyim, iniyoruz…

…ve gidiyoruz! Yanımızdan
bando şefinin karısı geçti.

Kocası öldüğünden beri onun
ceketini giyiyor! Dikkat edin!

Kasabın üzerindeki at kafasının bir kulağı kayıp!

Çiçekçinin kocası bir şeye gülüyor.
Gözlerinin etrafında kırışıklıklar var.

Pastanenin vitrininde lolipoplar var!

Mmmm. Kokuyu duyuyor musunuz?

Manav kavunlarını müşterilerine gösteriyor.

Şurada dondurmacının tezgahı var!

Şarküterinin önünden geçiyoruz.

Jambon 79 Frank. Salamlar ise 45 Frank!

Şimdi peynircinin önünden geçiyoruz.
Picodonlar 12.90. Diğerleri ise 23.50

Kasapta bir bebek köpeğe bakıyor.
Köpek de kızarmış tavuklara.

Şimdi metro çıkışındaki
gazete bayisinin önündeyiz.

Ve sizi burada bırakıyorum. Hoşça kalın.

Posted in İzlediklerim | 2 Comments »

18th Jul 2008

Geçmişten


A.Banderas&Los Lobos – Los Mariachi
yükleyen LuisB

Posted in Kişisel Tarih | 2 Comments »

14th Jul 2008

Macera*

Cumartesi saat 14 sularında boyaya başladık. Öncelikle odayı ayarlamaya başladık. TV sehpasını TV ile birlikte koridora atınca işimiz epey kolaylaştı. :) Minik bir oda ve az eşya olunca hazırlık kısa sürdü.

Klimayı boyaya karşı korumanın en iyi yolu streç filmle sarmak :)

Avize için büyük parçaları söküldükten sonra büzgülü çöp poşeti kullanmak çok pratik…

Beril’in eseri, baktım tutturmak için uğraşıyor bende yardım ettim, neyse ki koridorları boyarken maskeleme bandını kulllandı. :)

Koltuğu ortaya alıp üstünü örttük, taşan örtüyü yerlere doğru serdik; ama baktık üstünde yürüdükçe kayıyor yerleri Beril gazete ile kapladı.

Boyamaya tavandan başladık, tavan alçı ile düzleştirilmediğinden bizi epey zorladı boyarken…Yalnız rulonun sapına dikkatinizi çekerim, leopar desenli… Kadın heryerde kadın :)


Kartonpiyerleri itina ile boyadık :)

Duvarın rengi koyu boyayacağımız renk açık olduğundan duvara beyaz boya ile astar geçtik.

Astar sonrası kartonpiyerlere maskeleme bandı geçip asıl rengi boyamaya başladık. İlk katı sürünce pek belli olmadı ve açıkcası benim moralim bozuldu. O kadar renk arasından severek seçtiğim ” sahra beji ” ilk sürüşte belli bile değildi. Neyseki kurudukça ve diğer katı geçince ummadığımız kadar güzelleşti :)


Boyanın bitmiş hali, tam yerleşmediğinden düzgün fotoğraflayamadım. Birde bu duvara desen mi çalışsam, yoksa tablo gibi kullanıp resim mi çizsem karar veremedim. Duvar bej, koltuklar bej, tv sehpası açık renk olunca monotonluğu kırmak lazım değil mi? :)

DİP SOS: Boya yapıp fotoğraf çekmek çok zor, o yüzden fotolar alelacele çekildiğinden ne rengi ne odayı tam yansıtamamış. Ayrıca koridorları da boyadık ve o kısma ait hiç foto çekmemişiz.

__________________________________________________________________________________________

TEŞEKKÜR :D :D :D

* Beril, çırak olarak başladığı boyacılık macerasına koridorlarda usta olarak devam etti. Kaçmadığı, büyük bir sabır ile heryeri bantlayıp kapladığı, onca hengamenin arasında müziğimizi eksik etmediği, müziğin sustuğu yerde kendi uydurduğu şarkılar ile bizi güldürdüğü için kendisine teşekkür ederim.

* Ceca’nın kız kardeşine ince işçilik ile uğraştığı, korkmadan merdiven tepelerinde dolaştığı, tavanları azimle boyadığı için teşekkür ederim.

* Sponsorumuz Ceca’ya işimize karışmadığı, arada gelip “Harika olmuş.” diye moralimizi ayakta tuttuğu, sınırsız yemek ve içecek imkanı sınduğu için teşekkür ederim.

* Maceranın devamı vaaar :) Asıl eğlence orada…

Posted in Cin Fikirler, Kişisel Tarih | 4 Comments »

  • Arama

  • Destek