Archive for December, 2008

30th Dec 2008

Vicdan

Üstbenliğim benliğimi cezalandırıyor; vicdan azabı çekiyorum…

Posted in Gündelik Hayat Acemisi | 1 Comment »

25th Dec 2008

Bugünün durmadan dinleneni…

Posted in Kişisel Tarih | No Comments »

19th Dec 2008

Kokoşluğum ispatıdır

Perşembe akşamı büyük sürprizden habersiz, sıkıntıdan patlatacak sakinlikte bir gün yaşıyordum. Birden kapının çalmasıyla sessizlik bozuldu. Adımın söylenmesi ile birlikte merakla yerimden kalktım. Bir hediye paketiyle karşılaştım. Paketi nasıl aldım ve heyecanla nasıl açtım hatırlamıyorum. Hazırlıklı olsaydım kesin fotosunu çekerdim :)

Pembe Kalem ( Çilekli Pasta ) bana sürpriz yapmış. Ne kadar kokoş olduğumu anlamış :) Anlamakla kalmamış benim için hediyeler seçmiş. Telefonla konuşurken; “Sigara içmeni onaylamasan bile görür görmez sen aklıma geldin.” diyip çanta şeklindeki çakmakla beni mest etmiştir. Çünkü bu çakmaklardan görüp, bu rengini bulamadığım için almamıştım :)

Şimdi minik çantam elimde ordan oraya dolanıp, çerçevenin içine uygun ayna kestirmeye gidiyorum. :)  bkz. Hem kokoş, hem narsist :D  

Bende seni iyi ki tanıdım Çilekli Pastacığım :)

Nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum. Beni çok mutlu ettin, çok teşekkür ederim.

Posted in Kişisel Tarih | 6 Comments »

17th Dec 2008

Çam Ağacı – Süs ve Diğerleri

Bu sene yılbaşı ağacı süslemeyi düşündüm. Evlenmeden önce Ceca ile süslediğimiz minik bir ağacımız vardı. Bu eve taşınırken ağacı ve süsleri getirmeyi unutmuşuz.

Bir hevesle site site dolaşıp ağacı ve süsleri aramaya başladım. Bir sürü seçenek, bir sürü fiyat aralığı mevcut. Kaba taslak hesapladım. Beğendiğim süsler çok pahalı… Şu belirsiz kriz ortamında o kadar parayı süslere vermeyi doğru bulmadım. Sonrasında ağacı ve süsleri kaldırıp, saklayacak bir yerimiz olmadığı için ( evde depolama sorunumuz var. ) bu fikrinden vazgeçtim.

Annem her sene yılbaşı ağacını süsleyip, evini ışıklandırır. En iyisi onun ağacını izleyip, bir iki beğendiğim süsü ona hediye etmek… Kendimiz için ise yanıp sönen ışıklardan alıp oraya buraya takıp ışıl ışıl bir evde dolaşmak :)

Geçen sene yılbaşında uyuduğumuz için, bu sene güzel ve Ceca’nın sevdiği yemeklerden oluşan bir sofra ile yılbaşına girmek istiyorum.

Posted in Cin Fikirler, Kişisel Tarih | 6 Comments »

13th Dec 2008

Bayramın Ardından

Olmayan uyku düzenimi iyice mahvetmiş bulunuyorum.

Uykusuzluk sorunumun çocukluğuma dayandığını rahatlıkla söyleyebilirim. Kreşe gittiğim yaşlarda, babamın elini tutup, anlattığı masalları dinleyip, kendim uyumayıp babamı uyuttuğum zamanları hatırlıyorum. Annemin ve babamın çaresizce uyumamı bekledikleri, uyumam için her türlü yola başvurduklarını hatırlıyorum. İlkokulda TRT’de yayınlanan ”Ziyaretçileri” izlemeden uyumadığımı ( yayın saati yanlış hatırlamıyorsam 24 olmalı ), gecenin bir vakti annemi uyandırıp benim uykum yok hadi oyun oynayalım dediğimi hatırlıyorum. Doktora gittiğimizi, bir sürü abuk sabuk şeyler denediğimizi hatırlıyorum.

Tüm bunlar olurken; ailede benimle aynı dertten muzdarip bir teyzem olduğunu ve bunun genetik olabileceğini düşündüğümü belirtmeliyim. Normal şartlarda erken uyudum dediğim saat 02:30′dan önce değil. Bunun üzerine son zamanlarda eklenen arada sık sık uyanmalar eklenince, uyku kalitesi denilen durumu yaşamam gittikçe zorlaşıyor. En nefret ettiğim uykusuzluk durumu ise şuan olduğu gibi sabaha karşı uyuma durumu ( şuan saat 06:37 hala ayaktayım )…

Bu durumu düzeltmek için denemediğim yol kalmadı. Tüm gün uyumayıp gece uyumayı denedim, metabolik saat ileri doğru çalışır diyerek uyku saatleri yavaş yavaş ilerlettim. Örneğin; bir gün sabah 7′de uyuduysam ertesi gün 11, sonraki günler kademeli olarak ileri sardım. İlaçlar içtim, bitki çayları tükettim…. Uyku düzenimi kurdum dediğim gün sayısı 4-5 günü geçmiyor. Geç yatıp, erken kalkmak beynimi aptallaştırıyor; geç yatıp, geç kalkmak günümü öldürüyor.

Bende hemen hemen herkes gibi akşam en geç 24′de yastığa beş santim kala uyumak, sabah erkenden uyanmak istiyorum.

Posted in Kişisel Tarih | 5 Comments »

06th Dec 2008

Teşekkür ederim

Kötü bir gün geçirdiğinizde size uzanan eller, çabuk toparlanmanın ilacıymış.

Magissam, hayatımdaki en özel maili attı. Yalnızlığımı sildi, attı.

 

 

 

 

Berilim, müthiş bir organizasyon yapıp sürpriz bir çiçek yolladı.

 

 

 

 

 

Akşam yemeğimi, vitamin deposu salatamı yapıp beni prenses yatağında yatırdı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Cecam, ilk kez bana fark ettirmeden bir sürpriz yaptı.

 

 

 

 

 

Tüm bunların sonunda bana bir tek iyileşmek kaldı. :)

Posted in Kendime Not, Kişisel Tarih | 4 Comments »

  • Arama

  • Destek