14th Jul 2008

Macera*

Cumartesi saat 14 sularında boyaya başladık. Öncelikle odayı ayarlamaya başladık. TV sehpasını TV ile birlikte koridora atınca işimiz epey kolaylaştı. :) Minik bir oda ve az eşya olunca hazırlık kısa sürdü.

Klimayı boyaya karşı korumanın en iyi yolu streç filmle sarmak :)

Avize için büyük parçaları söküldükten sonra büzgülü çöp poşeti kullanmak çok pratik…

Beril’in eseri, baktım tutturmak için uğraşıyor bende yardım ettim, neyse ki koridorları boyarken maskeleme bandını kulllandı. :)

Koltuğu ortaya alıp üstünü örttük, taşan örtüyü yerlere doğru serdik; ama baktık üstünde yürüdükçe kayıyor yerleri Beril gazete ile kapladı.

Boyamaya tavandan başladık, tavan alçı ile düzleştirilmediğinden bizi epey zorladı boyarken…Yalnız rulonun sapına dikkatinizi çekerim, leopar desenli… Kadın heryerde kadın :)


Kartonpiyerleri itina ile boyadık :)

Duvarın rengi koyu boyayacağımız renk açık olduğundan duvara beyaz boya ile astar geçtik.

Astar sonrası kartonpiyerlere maskeleme bandı geçip asıl rengi boyamaya başladık. İlk katı sürünce pek belli olmadı ve açıkcası benim moralim bozuldu. O kadar renk arasından severek seçtiğim ” sahra beji ” ilk sürüşte belli bile değildi. Neyseki kurudukça ve diğer katı geçince ummadığımız kadar güzelleşti :)


Boyanın bitmiş hali, tam yerleşmediğinden düzgün fotoğraflayamadım. Birde bu duvara desen mi çalışsam, yoksa tablo gibi kullanıp resim mi çizsem karar veremedim. Duvar bej, koltuklar bej, tv sehpası açık renk olunca monotonluğu kırmak lazım değil mi? :)

DİP SOS: Boya yapıp fotoğraf çekmek çok zor, o yüzden fotolar alelacele çekildiğinden ne rengi ne odayı tam yansıtamamış. Ayrıca koridorları da boyadık ve o kısma ait hiç foto çekmemişiz.

__________________________________________________________________________________________

TEŞEKKÜR :D :D :D

* Beril, çırak olarak başladığı boyacılık macerasına koridorlarda usta olarak devam etti. Kaçmadığı, büyük bir sabır ile heryeri bantlayıp kapladığı, onca hengamenin arasında müziğimizi eksik etmediği, müziğin sustuğu yerde kendi uydurduğu şarkılar ile bizi güldürdüğü için kendisine teşekkür ederim.

* Ceca’nın kız kardeşine ince işçilik ile uğraştığı, korkmadan merdiven tepelerinde dolaştığı, tavanları azimle boyadığı için teşekkür ederim.

* Sponsorumuz Ceca’ya işimize karışmadığı, arada gelip “Harika olmuş.” diye moralimizi ayakta tuttuğu, sınırsız yemek ve içecek imkanı sınduğu için teşekkür ederim.

* Maceranın devamı vaaar :) Asıl eğlence orada…

4 Responses to “Macera*”

  1. BERIL Says:

    :)
    ellerimize saglik..

  2. Ebruli Günlerdeyim Says:

    Duvarlarını güle güle kullan, güle güle kirlensinler. Açık renk güzel olmuş. Artık moda açık renkler. Eskiden salonumu bordo renkte boyatmıştım. Şimdi ise çok açık bej. O bordo salonda nasıl yaşamışım inan bilmiyorum. Açık renk gerçekten de huzur veriyor…

  3. Zeynep Says:

    Ebrucuğum,

    Sağol güzel dileklerin için… Açık renkler gerçekten çok ferah, ama uygun mekanda koyu renklerin zerafeti farklı oluyor… Çok geniş ve içerisine ışık dolan bir odam olsa inan bana bordo rengi senin gibi denerdim :)

    Sevgilerimle

  4. Elit Says:

    Canım harikasın valla süper bir macera ama çok güzel olmuş ellerinize sağlık canımcım

Leave a Reply

  • Arama

  • Destek